Günler 48 saat gibi geliyor: Gece uyanmaları, gündüz gaz sancıları, emzirme maratonları… “Bu böyle ne kadar sürecek?” diye ağlarken bir yandan da “Hiç bitmeyecek” diye düşünüyorsun. Ama inan bana: Geçiyor. Ve geriye baktığında “Nasıl bu kadar hızlı geçti?” diye şaşıracaksın.
Neden zaman yavaş akar?
Uykusuzluk beyni sis gibi kaplıyor → günler birbirine karışıyor.
Her an “acaba şimdi ne olacak?” kaygısı var.
Küçük zaferler fark edilmiyor, sadece zorluklar büyüyor.
Nasıl dayanılır?
Günlük küçük hedefler koy: “Bugün bir duş alacağım”, “Bir bardak su içeceğim”.
“Bu geçici” telkini tekrarla – her atak, her uyanma “bir gün daha geçti” demek.
Geriye dönük bak: İlk hafta nasıldı, şimdi nasıl değişti? İlerlemen var.
Rehberimdeki son söz gibi: “Bu dönem geçicidir. Geriye baktığında göreceğin güç.”
